Kayıtlar

Türk Hutbesi: 16 Ocak 2026

Resim
 Din İstismarı ve Milli Bilinç Bismillâhirrahmânirrahîm.  Aziz Müslümanlar; Rabbimiz Kur’an’da “Allah’ın ayetlerini az bir menfaat karşılığında satmayın” (Bakara, 41) buyurarak dini çıkar için kullanmanın büyük bir günah olduğunu bildirmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) de “Kim dini dünyalık için kullanırsa, Allah onu dünyada da ahirette de rezil eder” diyerek din istismarının akıbetini hatırlatmıştır.   Din, Allah’ın kullarına gönderdiği en büyük nimettir. Onu istismar etmek, hem Allah’a hem ümmete ihanettir. Tarih boyunca bazı kişiler dini kendi çıkarları için kullanmış, insanları kandırmış, toplumda fitneye yol açmıştır. Bugün de din adına yapılan yanlış yönlendirmeler, sahte cemaatler, çıkar grupları ve menfaat odakları Müslümanların güvenini zedelemektedir.   Ey müminler! Din istismarı sadece bireysel bir günah değil; toplumsal bir tehdittir. Gösteriş için kılınan namaz, dini bir araç hâline getirmek; ibadeti Allah için değil, insanlar için yapmak da ...

Türk Hutbesi: 9 Ocak 2026

Resim
  Aziz Müslümanlar; Rabbimiz Kur’an’da “Onlar namazlarını titizlikle kılarlar. İşte onlar Firdevs cennetine varis olacaklardır” (Müminûn, 9-11) buyurmuş, Peygamber Efendimiz (s.a.s) ise “Namaz dinin direğidir” diyerek bu ibadetin kulluğun en temel göstergesi olduğunu hatırlatmıştır.   Namaz, insanı arındırır, kalbi huzura erdirir. Namaz kılan kişi yüzünü kıbleye, yönünü Rabbine çevirir; bedenini kirlerden, kalbini günahlardan temizler. Namaz tekbirle başlar, selamla tamamlanır; her tekbir Allah’tan başka ilah olmadığının ilanıdır. Her kıyam, haksızlığa ve zulme rıza göstermemenin sembolüdür.   Namaz, sadece bireysel bir ibadet değil; toplumsal bir bilinçtir. Safa duran müminler, zengin-fakir, genç-yaşlı, kadın-erkek aynı safta Allah’ın huzurunda eşit olur. Bu eşitlik, toplumda adaletin ve dayanışmanın en güçlü sembolüdür.   Ancak unutulmamalıdır ki namaz, samimiyetle eda edildiğinde değer kazanır. Gösteriş için kılınan namaz, ibadetin ruhunu bozar. Kur...

Düşman Azınlıklar

Resim
  2024 Eylül’ünde başlatılan 2. Terörle Müzakere süreci, 2026 başında hâlâ gündemde. Devletin “terörsüz Türkiye” hedefiyle yürüttüğü bu süreçte, azınlıkların nasıl konumlandığı tartışma konusu oldu. Tarih bize gösteriyor ki, Osmanlı’dan bugüne azınlık meselesi sadece iç dinamiklerle değil, dış güçlerin yönlendirmesiyle de şekillendi. Bugün yaşananlar yeni değil; kökü derinlerde, imparatorluk döneminde.   Osmanlı çok uluslu bir yapıydı. Rum, Ermeni, Yahudi, Arap, Kürt… Hepsi imparatorluğun içinde yaşadı. Devşirme sistemi ile Balkanlardan alınan çocuklar devletin en yüksek kademelerine kadar yükseldi. Sadrazam, paşa, vezir… Yani azınlık unsurlar, devletin merkezinde bile yer buldu. Bu durum bir yandan imparatorluğu güçlendirdi, ama öte yandan fırsatını bulan azınlık unsurlar, Batılı devletlerle işbirliği yaparak Osmanlı varlığına ihanet yoluna gittiler. Ermeniler, Osmanlı’nın en kritik dönemlerinde Batı ile işbirliği yapan grupların başında geldi. 1975'te kurdukları ASALA t...

Türk Hutbesi: 2 Ocak 2026

Resim
  Kâinatın Dili, İnsanın Sorumluluğu Ey cemaat-i Müslimin!   Göğe bakın; yıldızların sessiz şarkısını işitin. Dağların vakur duruşunu, denizlerin sonsuz dalgalanışını seyredin. Her biri bize tek bir hakikati fısıldıyor: “Biz Rabbimizi anlatıyoruz.”   İnsan, bu kâinatın içinde yalnız bir yolcu değildir. O, sorumlulukla yüklenmiş bir emanetçidir. Zamanı heba eden değil, zamanı imanla yoğuran bir kul olmalıdır. Çünkü her nefes, ebedî bir kazanca dönüşebilir.   Hayatın merkezinde aile vardır. Aile, imanla ve değerlerle yoğrulmuş bir ocaktır. Çocuk, sevgiyle ve ahlakla büyütülür; eşler sadakatle birbirine bağlanır; yaşlılar bilgelikleriyle baş tacı edilir. Bu yapı, toplumun dirliğinin temeli, kimliğimizin en sağlam kalesidir.   Hayatın bize yüklediği sorumluluk, yalnızca kendi nefislerimizi arındırmakla sınırlı değildir. Asıl vazifemiz; ailemizde sevgiyi, toplumda dayanışmayı, devlet işlerinde adaleti hâkim kılmaktır. Her birimiz, çevremizdeki iht...

Tarihe Not 19: Yalova’da IŞİD Operasyonu

Resim
 Türkiye’nin kalbine, İstanbul’un yanı başına, Yalova’ya kadar sızmış selefi bir terör gerçeğiyle yüzleşiyoruz.  29 Aralık 2025 sabahı saat 02.00’de başlayan operasyon, 15 ilde 108 adrese eş zamanlı baskınlarla yürütüldü. Yalova Elmalık Köyü yakınlarında çıkan çatışma ise kanlı bir bilançoyla sonuçlandı: Üç polis şehit, sekiz polis ve bir bekçi yaralı, altı IŞİD militanı ölü. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, evde bulunan 5 kadın ve 6 çocuğun sağ olarak tahliye edildiğini açıkladı. Bu tablo, sadece bir operasyon değil; Türkiye’nin güvenlik stratejisinin, göç politikalarının ve siyasi tartışmalarının aynasıdır.   25 Aralık’ta alınan istihbarat, IŞİD’in yeni yıl ve Noel kutlamaları döneminde saldırı hazırlığında olduğunu ortaya koymuştu. 115 kişi gözaltına alınmış, örgütün hücre yapılanmasının İstanbul’a yakın bölgelerde güçlendiği tespit edilmişti. Yalova’nın seçilmesi tesadüf değil: İstanbul’a yakınlığı, tarikat ve cemaatlerin paravan yapılarıyla kiralanan yurt ve arsal...

Türk Hutbesi: 26 Aralık 2025

Resim
Kimlik ve Milli Bilinç: Geleceğimizi Korumak Bismillâhirrahmânirrahîm. Aziz Müslüman Türk milleti; Rabbimiz Kur’an’da “Biz, Allah’ın boyasıyla boyandık. Kimin boyası Allah’ın boyadığı renkten daha güzeldir ki!” (Bakara, 2/138) buyurmuş, Peygamber Efendimiz (s.a.s) ise “Kişinin güzel Müslümanlığından biri de kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesidir” diyerek kimliğin ahlakla korunacağını hatırlatmıştır.   Kimlik, milletin varlığını ayakta tutan en büyük emanettir. Bugün bizlere düşen görev, sadece bireysel imanımızı değil, milli bilincimizi de diri tutmaktır. Çünkü kimliğini kaybeden millet, geleceğini de kaybeder. Türk kültüründe kimlik, imanla ve töreyle yoğrulmuştur. Aile, bu kimliğin ilk mektebidir. Çocuklarımızı imanla, ahlakla ve milli değerlerle yetiştirmek; yaşlılarımıza hürmet göstermek kimliğimizi korumanın en güçlü yoludur.   Kardeşlerim, yılbaşı gibi dönemlerde kimliğimizi zedeleyen alışkanlıklara dikkat etmeliyiz. Alkol, kumar ve piyango gibi davra...

Tarihe Not 18: Radarsız Türkiye

Resim
“Türkiye Yüzyılı” diye vitrin yapılan kampanyaların arkasında, sahada yaşanan çıplak gerçekler var. Çelik kubbe, İHA avcıları, S-400’ler, yerli SİHA’lar… Tanıtımlarda göklere çıkarılan bu sistemler, sahada ucuz dronlara karşı bile yetersiz kaldı.  Dünyanın gözü önünde yaşanan olaylar, Türkiye’nin güvenlik reflekslerinin ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor.   - 30 Eylül'de Karadeniz’de balıkçılar ağlarına takılan 300 kg patlayıcı yüklü insansız deniz aracı buldu. Ukrayna–Rusya savaşında kullanılan bu araç, kıyılarımıza kadar sürüklendi.  -15 Aralık tarihinde Ankara’da, Karadeniz'den gelip ROKETSAN tesislerine 2 km yakınlıkta bir İHA radar tarafından geç fark edildi ve F-16’larla düşürüldü. Başkent semalarında yaşanan bu olay, güvenlik reflekslerinin ne kadar zayıf olduğunu gösterdi.   -19 Aralık'ta Kocaeli’nin İzmit ilçesinde bir İHA araziye düştü. Köylüler günler sonra jandarmayı aradı. İHA’nın üzerinde Rus logoları bulundu. Radarların değil, köylülerin güve...

Türk Hutbesi: 19 Aralık 2025

Resim
Zaman, Töre ve Milli Birlik: Her Anı Değerli Kılmak Bismillâhirrahmânirrahîm. Aziz Müslüman Türk milleti; Rabbimiz Kur’an’da “Asra yemin olsun ki insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak iman edenler, salih amel işleyenler, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna” (Asr, 1-3) buyurmuştur. Peygamber Efendimiz (s.a.s) de “İnsanoğlu zamana söver; hâlbuki zaman Allah’ın elindedir” (Müslim, Eymân, 1) diyerek zamanın Allah’ın kudreti altında olduğunu hatırlatmıştır.   Zaman, imanımızın ve töremizin en büyük emanetidir. İnsan, her nefeste Allah’a yaklaşma fırsatına sahiptir. Türk kültüründe zaman, boş vakit değil; çalışmak, üretmek, öğrenmek ve paylaşmak için bir fırsattır. Ecdadımız, her anı milletin dirliği ve geleceği için değerlendirmiştir. Bugün bizlere düşen görev, zamanı heba etmek değil; ailede sevgiyle, toplumda dayanışmayla, devlette adaletle değerlendirmektir.   Kardeşlerim, zamanın kıymetini bilmek için hayatımızı imanla ve töreyle şekillendirmeliyiz. Ail...

Türk Hutbesi: 12 Aralık 2025

Resim
  Bismillâhirrahmânirrahîm. Aziz Müslüman Türk milleti; Rabbimiz Kur’an’da insanın yüceliğine işaret ederek ona sorumluluklar yüklemiş, Peygamber Efendimiz (s.a.s) ise güzel ahlakı ve merhameti ümmetin temel vasfı kılmıştır. İnsan, kainatın gözbebeği olarak yaratılmıştır; bu onur, hem bireysel hem toplumsal sorumlulukları beraberinde getirir.   Aile, milletin ilk mektebidir. Türk kültüründe aile, sadece kan bağı değil; ahlakın, törenin ve vefanın nesilden nesile aktarıldığı mukaddes bir kurumdur. Ebeveynlerin çocuk yetiştirmedeki görevi, ilim ve ahlakı birlikte vermektir. Çocuklara önce saygı, sonra sorumluluk öğretilmelidir; sevgiyle disiplin, merhametle rehberlik, adaletle sınırlar kurulmalıdır. Böylece genç nesiller hem imanî hem milli şuura sahip olur.   Türk aile hukuku ve töresi, eşler arasında karşılıklı hak ve sorumlulukları öngörür. Eşler birbirine destek olur, sadakat ve vefa aileyi ayakta tutar. Tek eşlilik, aile bağlarını güçlendirir; aile içi ilişki...