Türk Hutbesi: 12 Aralık 2025
Bismillâhirrahmânirrahîm. Aziz Müslüman Türk milleti; Rabbimiz Kur’an’da insanın yüceliğine işaret ederek ona sorumluluklar yüklemiş, Peygamber Efendimiz (s.a.s) ise güzel ahlakı ve merhameti ümmetin temel vasfı kılmıştır. İnsan, kainatın gözbebeği olarak yaratılmıştır; bu onur, hem bireysel hem toplumsal sorumlulukları beraberinde getirir.
Aile, milletin ilk mektebidir. Türk kültüründe aile, sadece kan bağı değil; ahlakın, törenin ve vefanın nesilden nesile aktarıldığı mukaddes bir kurumdur. Ebeveynlerin çocuk yetiştirmedeki görevi, ilim ve ahlakı birlikte vermektir. Çocuklara önce saygı, sonra sorumluluk öğretilmelidir; sevgiyle disiplin, merhametle rehberlik, adaletle sınırlar kurulmalıdır. Böylece genç nesiller hem imanî hem milli şuura sahip olur.
Türk aile hukuku ve töresi, eşler arasında karşılıklı hak ve sorumlulukları öngörür. Eşler birbirine destek olur, sadakat ve vefa aileyi ayakta tutar. Tek eşlilik, aile bağlarını güçlendirir; aile içi ilişkilerde saygı, fedakârlık ve sorumluluk esas alınmalıdır. Eşine el kaldırmak, onur kırmak, aileyi küçük düşürmek dinimizin ve töremizin reddettiği davranışlardır. Ailede adalet ve merhamet hâkim olursa, toplumun temeli sağlam olur.
Toplumun huzuru, ailelerin sağlığıyla doğrudan bağlantılıdır. Çocukların eğitiminde aile, okul ve toplum el ele vermelidir. Okullar ilmi, aile ahlaki değerleri, toplum ise fırsat eşitliğini sağlamalıdır. Gençlere iş, eğitim ve sosyal imkânlar sunmak, onların umutlarını canlı tutmak demektir; bu da milli bir sorumluluktur. Devletin ve toplumun görevi, aileleri desteklemek, dar gelirli ve emekli vatandaşların yükünü hafifletmek, adaletli bir sosyal düzen tesis etmektir.
Töre, millî kimliğimizin taşıyıcısıdır; ancak töre, insan onurunu zedeleyecek uygulamalara dönüşmemelidir. Her töresel davranış, İslam’ın rahmet ve adalet ölçüleriyle sınanmalıdır. Gelenekler, insanı yüceltmeli; onu baskı altına almamalıdır. Bu denge sağlandığında hem kültürümüz yaşar hem de insan hakları korunur.
Milli birlik, farklı görüş ve kökenleri kucaklayan bir anlayışla mümkündür. Millet olmanın gereği, ortak değerlerde buluşmak, farklılıkları zenginlik olarak görmek ve fitneye fırsat vermemektir. Birlik ve beraberlik, sadece sözde kalmamalı; adalet, eşitlik ve dayanışma ile somutlaşmalıdır. Toplumda merhamet, îsâr ve yardımlaşma hâkim olursa, birlik güçlenir.
Şiddete, zulme ve haksızlığa karşı durmak her Müslümanın görevidir. Kadına, çocuğa, yaşlıya ve zayıfa yönelik her türlü şiddet dinen ve millî vicdanca reddedilmelidir. Adaletin tesisi, hukukun üstünlüğü ve kamu hizmetlerinde liyakat, toplumun güvenini sağlar. Devletin sosyal adaleti gözetmesi, en zayıfı koruması îsârın ve merhametin gereğidir.
Son olarak dua edelim: Allah’ım, kalplerimizi ilim, ahlak ve merhametle nurlandır. Ailelerimizi huzur ve muhabbetle mamur eyle. Gençlerimize istikamet, yaşlılarımıza hürmet, kadınlarımıza haysiyet ver. Devletimize adalet ve hikmet ihsan eyle; milletimizi birlik ve dirlik içinde yaşat. Şehitlerimize rahmet, gazilerimize şifa ihsan eyle. Bizi kul hakkından, zulümden ve bencillikten koru. Velhamdülillâhi Rabbil âlemîn.
Sezer Avcı
11.12.2025

Yorumlar
Yorum Gönder