Türk Hutbesi: 5 Aralık 2025


Muhterem Kardeşlerim, 

Bu topraklarda yaşayan bizler, sadece bir cemaati değil; asırlar boyunca nice badireyi göğüslemiş, nice medeniyet sarsıntılarından güçlenerek çıkmış bir milleti temsil ediyoruz. Bugün huzur arayışımız yalnızca kalplerde değil toplumda, devlette, hayatın her alanında hissedilmektedir.

Elbette, namaz, oruç, zekât gibi ibadetler kalbimizi, ruhumuzu arındırır. Fakat gerçek huzur yalnızca bireysel huzur değildir. Bu topraklarda huzur, birlikte yaşama kültüründedir; komşuyla, hemşehrilerle, farklı görüşteki insanlarla, adaletle, merhametle, saygıyla… 
Eğer ibadetler sadece ritual olarak kalır; yoksula uzanmaz, mazlumu görmez, toplumsal adaleti gözetmezsek, o ibadetler asıl amacını kaçırır. Milletimizin huzuru, sadece cami kapısında değil, sokakta, işyerinde, mahkemede, okulda, kamusal alanda yaşanmalıdır.

Bugün ülkemiz; ekonomik belirsizlikler, toplumsal huzursuzluk, toplumsal kutuplaşma, yabancı bağımlılıklar gibi sayısız meseleyle boğuşuyor. Bu sıkıntıların bir kısmı bireysel sabır, ibadetle sabit kalma eksikliği olabilir mi? Belki. Ama çoğu, ortak akıl, ehliyetli yönetim, adalet duygusu ve milli bilinçle ilgilidir.
Mümin, sadece Rabbine değil aynı zamanda vatanına, milletine, komşusuna, devletine karşı sorumludur. Zekât sadece cüzdanı kapatmak değil; mazluma, garibe, ümmete uzanan bir el olmalıdır. Adalet, hakkı korumak; zulme sessiz kalmamaktır.

Bu milletin gençleri; sadece bireysel başarı için değil, toplumsal yükseliş için yetişmelidir. Gençleri ümitle, çalışkanlıkla, eğitimle, milli bilinçle donatmak; hem dinî hem de milli sorumluluktur. Çünkü ümmeti ümmet, milleti millet yapan çalışkanlık, erdem, hürmet, sorumluluktur.

Her birimiz, yaşlısıyla, genciyle, kadınıyla, çocuğuyla bu toprağın namusunu korumalı, gelecek nesillere bırakacağımız mirasın bilincinde olmalıyız.

İçinde bulunduğumuz coğrafya, tarih boyunca fetihlerin, imparatorlukların, medeniyetlerin beşiği olmuştur. Fakat tehlike hiçbir zaman azalmadı: Hem dış baskılar hem içeriden erozyon mevcuttur. Bugün huzur; imanla, inançla, birlikle, toplumsal sorumlulukla, milli bilinçle elde edilir.

Emanet edilen bu vatan, bu millet, bu dava geçici saltanatlara, politik tartışmalara kurban edilemez. Bizim huzurumuz; adaletli yönetimde, dürüstlükte, toplumsal dayanışmada, mazluma uzanan yardım eli ve garip gurabayı gözetmede, hakka saygıda yatar.

İbadetlerimizi yalnızca kalbimizde bırakmayalım. Onu yaşamımıza, topluma, devletimize, milletimize taşıyalım. Hem dinî hem millî sorumluluğumuzu unutmayalım. Çünkü Allah’ın huzurunu milletin huzuruna; imanla ülkümüzü, ibadetle beraberliğimizi, inançla bağımsızlığımızı taçlandıralım.

Sezer Avcı 
04.12.2025

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tarihe Not 10: Kartalkaya Otel Yangını

Tarihe Not 11: Rize Orta Camii'nin Yıkılması

Tarihe Not 9: Ümit Özdağ Tutuklandı