Kayıtlar

Ocak, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Türk Hutbesi: 23 Ocak 2026

Resim
 Akran İlişkileri ve Türk Gençliğinin Birliği Bismillâhirrahmânirrahîm.  Aziz Müslümanlar; Rabbimiz Kur’an’da “Allah’ın bağlanmasını emrettiği şeyi bağlayanlar, Rablerinden korkar ve kötü hesaptan çekinirler.” (Ra’d, 21) buyurarak ilişkilerde sevgi ve saygının önemini hatırlatmıştır. Peygamber Efendimiz (s.a.s) ise “Mümin ülfet eder ve kendisiyle ülfet edilir. Ülfet etmeyen ve kendisiyle ülfet edilmeyen kişide hayır yoktur.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 400) diyerek kardeşlik bağının değerini vurgulamıştır.   Akran ilişkileri, gençliğin karakterini ve toplumun geleceğini şekillendirir. Sevgi ve saygı üzerine kurulan ilişkiler, gençleri güçlü kılar; zorbalık, alay ve dışlama ise ruhları zedeler, toplumu zayıflatır. Bugün gençlerimizin en büyük görevi, birbirine destek olmak, birlik içinde hareket etmektir.   Gençlerimiz sadece okulda ve sokakta değil; iç siyasette ve dış siyasette de bilinçli olmalıdır. Milletin geleceği için söz söylemeli, adalet ve özgürl...

Türk Hutbesi: 16 Ocak 2026

Resim
 Din İstismarı ve Milli Bilinç Bismillâhirrahmânirrahîm.  Aziz Müslümanlar; Rabbimiz Kur’an’da “Allah’ın ayetlerini az bir menfaat karşılığında satmayın” (Bakara, 41) buyurarak dini çıkar için kullanmanın büyük bir günah olduğunu bildirmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) de “Kim dini dünyalık için kullanırsa, Allah onu dünyada da ahirette de rezil eder” diyerek din istismarının akıbetini hatırlatmıştır.   Din, Allah’ın kullarına gönderdiği en büyük nimettir. Onu istismar etmek, hem Allah’a hem ümmete ihanettir. Tarih boyunca bazı kişiler dini kendi çıkarları için kullanmış, insanları kandırmış, toplumda fitneye yol açmıştır. Bugün de din adına yapılan yanlış yönlendirmeler, sahte cemaatler, çıkar grupları ve menfaat odakları Müslümanların güvenini zedelemektedir.   Ey müminler! Din istismarı sadece bireysel bir günah değil; toplumsal bir tehdittir. Gösteriş için kılınan namaz, dini bir araç hâline getirmek; ibadeti Allah için değil, insanlar için yapmak da ...

Türk Hutbesi: 9 Ocak 2026

Resim
  Aziz Müslümanlar; Rabbimiz Kur’an’da “Onlar namazlarını titizlikle kılarlar. İşte onlar Firdevs cennetine varis olacaklardır” (Müminûn, 9-11) buyurmuş, Peygamber Efendimiz (s.a.s) ise “Namaz dinin direğidir” diyerek bu ibadetin kulluğun en temel göstergesi olduğunu hatırlatmıştır.   Namaz, insanı arındırır, kalbi huzura erdirir. Namaz kılan kişi yüzünü kıbleye, yönünü Rabbine çevirir; bedenini kirlerden, kalbini günahlardan temizler. Namaz tekbirle başlar, selamla tamamlanır; her tekbir Allah’tan başka ilah olmadığının ilanıdır. Her kıyam, haksızlığa ve zulme rıza göstermemenin sembolüdür.   Namaz, sadece bireysel bir ibadet değil; toplumsal bir bilinçtir. Safa duran müminler, zengin-fakir, genç-yaşlı, kadın-erkek aynı safta Allah’ın huzurunda eşit olur. Bu eşitlik, toplumda adaletin ve dayanışmanın en güçlü sembolüdür.   Ancak unutulmamalıdır ki namaz, samimiyetle eda edildiğinde değer kazanır. Gösteriş için kılınan namaz, ibadetin ruhunu bozar. Kur...

Düşman Azınlıklar

Resim
  2024 Eylül’ünde başlatılan 2. Terörle Müzakere süreci, 2026 başında hâlâ gündemde. Devletin “terörsüz Türkiye” hedefiyle yürüttüğü bu süreçte, azınlıkların nasıl konumlandığı tartışma konusu oldu. Tarih bize gösteriyor ki, Osmanlı’dan bugüne azınlık meselesi sadece iç dinamiklerle değil, dış güçlerin yönlendirmesiyle de şekillendi. Bugün yaşananlar yeni değil; kökü derinlerde, imparatorluk döneminde.   Osmanlı çok uluslu bir yapıydı. Rum, Ermeni, Yahudi, Arap, Kürt… Hepsi imparatorluğun içinde yaşadı. Devşirme sistemi ile Balkanlardan alınan çocuklar devletin en yüksek kademelerine kadar yükseldi. Sadrazam, paşa, vezir… Yani azınlık unsurlar, devletin merkezinde bile yer buldu. Bu durum bir yandan imparatorluğu güçlendirdi, ama öte yandan fırsatını bulan azınlık unsurlar, Batılı devletlerle işbirliği yaparak Osmanlı varlığına ihanet yoluna gittiler. Ermeniler, Osmanlı’nın en kritik dönemlerinde Batı ile işbirliği yapan grupların başında geldi. 1975'te kurdukları ASALA t...

Türk Hutbesi: 2 Ocak 2026

Resim
  Kâinatın Dili, İnsanın Sorumluluğu Ey cemaat-i Müslimin!   Göğe bakın; yıldızların sessiz şarkısını işitin. Dağların vakur duruşunu, denizlerin sonsuz dalgalanışını seyredin. Her biri bize tek bir hakikati fısıldıyor: “Biz Rabbimizi anlatıyoruz.”   İnsan, bu kâinatın içinde yalnız bir yolcu değildir. O, sorumlulukla yüklenmiş bir emanetçidir. Zamanı heba eden değil, zamanı imanla yoğuran bir kul olmalıdır. Çünkü her nefes, ebedî bir kazanca dönüşebilir.   Hayatın merkezinde aile vardır. Aile, imanla ve değerlerle yoğrulmuş bir ocaktır. Çocuk, sevgiyle ve ahlakla büyütülür; eşler sadakatle birbirine bağlanır; yaşlılar bilgelikleriyle baş tacı edilir. Bu yapı, toplumun dirliğinin temeli, kimliğimizin en sağlam kalesidir.   Hayatın bize yüklediği sorumluluk, yalnızca kendi nefislerimizi arındırmakla sınırlı değildir. Asıl vazifemiz; ailemizde sevgiyi, toplumda dayanışmayı, devlet işlerinde adaleti hâkim kılmaktır. Her birimiz, çevremizdeki iht...